Herşeyden önce hangi yöntem olursa olsun bu yöntem içersinde ve sonrasında kişi yaşam tarzını değiştircek bir kere genlerimiz hedefe geldikten sonra hep aleyhinize çalışıyor genler ve hormonlar yani insan belli bir kiloya geldikten sonra hormonlarımız aman bir tehlike varmış gibi o verilen kilodan çok çabucak geri dönmesi üzerine olumsuz yönde etki sağlar ama biz yöntemimizi uygularken ve yöntem sonrası normal yaşantıya girdiğimiz an yaşam tarzımızı değiştirdiğimiz sürece asla kiloların geri dönmeyeceğini unutmamız gerekir.

Dünya da şişman insanlar kadar çok fit insanlar var fit insanların genleri ve hormonları da aynı şişman insanlarında genleri ve hormonları aynı farklı dünyalardan gelmediler. Eğer kişi yaşam tarzını değiştirdiği sürece bu verilen kilolar asla geri dönmeyecek bunun için vücudun ihtiyacı kadar olan besin öğesini alırken haftada 3 sıklıkla ömür boyu iki bacakları gövdelerini taşıdıkları sürece aerobik dayanıklılık dediğimiz yürüyüşler yapacaklar 30 ila 60 dakika arası haftada 3 gün 2 hiçbir işe yaramaz haftada 3 gün birgün yapıp birgün dinlensinler ama yaş ilerledikçe kaslarımız eriyor ama bu kas erimelerini ortadan kaldırmak için kassal dayanıklılık dediğimiz erkekler evde dediğimiz küçük küçük dambıllarla bayanlar ise terabantlarıyla su şişeleriyle kas erimesini engelledikleri sürece o kilolar geri dönmeyecek sadece düşünrken uyurken bile daha fazla kalori harcıyacaklar bir ülkenin ekonomisi nasıl fabrikalara bağlıysa bizim sağlıklı yaşamamız da kaslara bağlı yaşla beraber onlar erirken diyetle onları yakmayalım diyet yaparken vücudun ihtiyacı kadar olan besin öğesini sokup egzersizle onları çoğaltabilirsek o zaman işimiz çok daha kolay oalcak o kilolar asla geri dönmeyecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.