Doğru Zayıflama Programı Nasıl Olmalıdır?

Beslenme konusu bir zamanlar yalnızca aç kalmamaktan ve karın doyurmaktan ibaret sayılıyordu.

Oysa günümüzde sağlıklı, dengeli, bilinçli sıfatlarından bağımsız olarak düşünülemiyor. Çünkü zaman içinde yaşam koşullarına bağlı olarak beslenme alışkanlıkları, ve beslenme biçimleri değişti. Artık günümüzde yeni bir beslenme kültüründen söz edebiliyoruz.

Besinlerin yeni özelliklerini keşfettiğimiz, yanlış bilgilerimizi ve koşullandırılmalarımızı bir kenara bıraktığımız bu yeni beslenme kültürü, her şeyden önce Kişi’yi ön plana çıkarıyor. Bu da demek oluyor ki Beslenme; sağlıklı, dengeli ve bilinçli olmasının ötesinde Kişisel’dir. Ve ancak kişiye ait özelliklerle birlikte sağlıklı bir anlam kazanabilir.

Tek bir besinin baş tacı edildiği, bir ürün grubunun tamamen dışlandığı, herkesin birbirinin tıpkısı beslenme programlarını uyguladığı dönem artık kapandı. Çağ, Kişisel Beslenme çağı!

Cinsiyeti, kilosu, yaşı, mesleği, tıbbi özgeçmişi, yaşam koşulları, fiziksel aktivitesi ve psikolojik durumu dikkate alındığında her birey tektir; Biricik’tir. Bu biriciklik, herkes için farklı bir beslenme programı uygulamayı gerektirir. Kişinin çok yönlü olarak çok iyi analiz edilmesi, beslenme sözcüğünün önüne Sağlıklı, Dengeli ve Bilinçli sıfatlarını koyabilmemiz için birincil şarttır.

Zayıflama programlarının hemen hepsi işe yarayabilir. Yeter ki, günlük yakacağınız kalori miktarını artıracak ve aldığınız kalorileri azaltacak ölçüde yeterli doğruları içersinler ve ihtiyacınız olan motivasyonu sağlayabilsinler. Güvenli ve başarılı bir zayıflama programını seçerken bazı noktalara özellikle dikkat etmeniz gerekiyor.

Hangi Sağlık Beslenme Fakültesinden mezun olduğunu sorun ve diyetisyen diplomasını görmek istediğini iletin. Günümüzde 4 yıllık beslenme ve diyetetik bölümün de okumadan oradan buradan okudukları ile kişilere zayıflama önerileri veren hatta diyet yazmakta ve kişilerin sağlıkları ile oynayan yanlış öneriler veren kişilere dikkat edin. Türkiye Diyetisyenler Derneği’nce yapılan “diyetisyenlik” tanımından yola çıkacağım.

Diyetisyen;

*Beslenme biliminin ilkeleri doğrultusunda bireysel ve toplu beslenme plan ve programları oluşturur. Bunu; bireyin büyümesi, gelişmesi, sağlığının ömür boyu korunması ve yaşam kalitesinin artırılması için yapar.

*Besinlerden ve beslenme biçiminden kaynaklanan sağlık sorunlarını araştırır, değerlendirir, çözüm yolları bulur; var olan besin kaynaklarının ekonomi ve sağlık kurallarına uygun olarak kullanılmasını sağlar.

*Besin denetimi yapar; fizyolojik, psikolojik, sosyolojik olarak sağlıklı yaşam biçimlerinin benimsenmesi amacıyla bireyi ve toplumu bilgilendirir, bilinçlendirir.

*Doğuştan ya da sonradan oluşan hastalıklarda tıbbi ve cerrahi tedavilere uygun, doğal ve tedavi edici besinlerin bileşimlerine göre beslenme programı uygular; bunun eğitimini verir, uygulama sonuçlarının takipçisi olur.

Diyetisyen, sağlıkla ilgili herhangi bir yüksek öğretim kurumunun en az 4 yıllık (bir yıl hazırlık ile 5 yıl) “Beslenme ve Diyetetik” eğitim ve öğretim programını tamamlar; “Beslenme ve Diyetetik Lisans Diploması” ile “Diyetisyen” unvanı alarak diyetisyenlik mesleğini yapmaya ve uygulamaya hak kazanır.

1994 yılında Amerika Diyabet Derneği ve Amerika Diyetisyenler Derneği tarafından diyet listesi, diyet tedavisi, diyet önerileri kelimeleri kaldırıldı. Bunun yerine Tıbbi Beslenme Tedavisi, Beslenme Önerileri kullanılması öngörüldü.

Zayıflama programında kişilere ön görülen beslenme programları güvenli olmalı.

Vitaminler, mineraller ve protein için Günlük Önerilen Dozları (RDA) mutlaka içermeli. Zayıflama programında temel besinlerde değil, yalnızca kalori (enerji) miktarında azaltmaya gidilmelidir. Diyetisyen tarafından verilmeyen beslenme programlarında, kişinin günlük alması gereken karbonhidrat, portein, yağ, vitamin ve mineral dengesi uygun değildir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu tür diyet programları bilimsel sayılmamaktadır. Oysa ki herkes çocuk, genç, yaşlı ayrılmadan kişinin günlük harcadığığı enerjinin %50-60’sı karbonhidrat,%12-15 protein,%25-30 yağdan gelmelidir. Aynı zamanda bu karbonhidratların % ne kadarı basit Karbonhidrat, % ne kadarı kompleks.

Karbonhidratlardan geldiği belirlenmedir. Aynı zamanda proteinin kalitesi, hayvansal kaynaklı protein, bitkisel kaynaklı protein günlük alınması gereken yüzdeleri belirlenmesi gerekir. Bunun yanında günlük alınan yağının yüzde ne kadarı doymuş yağ, yüzde ne kadarı doymamış yağ olduğu kişiye göre değişeceği için bu veriler diyetisyen olmayan kişiler tarafından yapılamaz.

Sağlıklı bir zayıflama programı için kişi şu yollardan geçmesi gerekir.:

•Herhangi bir fizyolojik sorununun olup olmadığını belirlemek üzere kişinin bir Endokrinoloji Uzmanı tarafından kontrol edilmeli ve tıbbi olarak sağlık problemi olup olmadığının tanısı konulduktan sonra beslenme programını hazırlanması için diyetisyene yönlendirilmelidir.

•Diyetisyen tarafından, beslenme alışkanlıklarını, psikolojik ve fiziksel aktivite durumunu değerlendirmek üzere şu verilere ulaşılır:

Kişi nasıl bir çevrede yaşamakta, çalışmaktadır? Davetlere katılma, seyahatlere çıkma sıklığı nedir? Yemeklerini nerede, kimlerle yemektedir? Yemekleri kim ve kimler tarafından hazırlanmaktadır? Alış veriş kimlerce yapılmaktadır? Yemek yeme, yatma saatleri nedir? Sevilen ve sevilmeyen yemekler hangileridir?

Önerilen fiziksel aktivite egzersiz uzmanı ya da fizyoterapist tarafından kişiye özel hazırlanması gerekir.

Televizyonlar da ya da dergiler de uzman olmayan kişiler tarafından hazırlanan yazılar bireysel olarak kişinin özelliklerine uygun olmadığı için yapılmamalıdır.130 kg ağırlığında olan bir kişiye 1 saat koş diye bir öneri ya da 1 saat koşu bandında hızlı verilen yürüyüş bu kişinin kalp krizi geçirmesine neden olabilir. Ya da hipertansiyon olan bir hasta için önerilen hızlı tempo da plates v.b. uygulamalar kişinin tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Ya da şeker hasta olan bir kişi hızlı bir yürüyüş arkdasından şekeri düşer ve hipoglisemi komasına girebilir gibi birçok örnek verilebilir. Bunun kişinin kişinin yaşına, kilosuna, cinsiyetine, vücuttaki yağ durumuna ve tıbbi özgeçmişi değerlendirerek uzman kişi tarafından programı hazırlanması gerekir.

Ticari zayıflama programlarının kısa sürede mucizevi sonuçlar vaat ederler.

Mucize yöntemlerki 3 gün de 5 kilo ya da 1 hafta da 10 kg verdiyoruz diyen zayıflama programlarına dikkat edin. Sonradan sağlığınızdan olmayın. Satılan ticari Formula ürünler kim tarafından nasıl pazarlanıyor. Bunun kullanımı yasal mı? Önerilen diyet listeleri ya da beslenme önerileri bir uzman tarafından mı öneriliyor? Bu ürünlerin sağlık açısından bir zararı var mı? FDA bu ürünlere izin veriyor mu? Dünya Sağlık Örgütü kullanılmasında bir sakınca olup olmadığını onaylıyor mu? Gibi sorulara sormadan, diyetisyenize, ya da doktorunuza sormadan bu ürünleri satın almayın..

Kısa süre de verilen kilolar, kısa süre de iki katı almanız almanıza neden olur. Ticari programlar başlangıçta işin ekonomik yönünü gizlerler; dikkatli olun!

Programınız kilo verme evresinden sonra inilen kilonun korunmasına yönelik planlar da içermeli!

Yalnızca kilo vermek tek başına yeterli değilidr.. İşin en zor tarafı ve zayıflama programlarında en çok göz ardı edileni, kaybedilen kilonun korunmasıdır.. Seçtiğiniz program beslenme alışkanlığınızda, fiziksel aktivite düzeyinizde ve yaşama düzeninizde kalıcı değişikliklere yardımcı olmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir